George Orwell – Hayvan Çiftliği İncelemesi

Paylaş

George Orwell’in 1984 kitabından sonra okuduğum Hayvan Çiftliği bana ‘’Ben bu adamın tüm kitaplarını okurum!’’ dedirttirdi. Orwell bu kitabında da bir ütopya yaratmış daha doğrusu bir masal havası… Zaten ilk anıldığı ismi “Bir Peri Masalı” ama kendinizi kitaba öyle bir kaptırıyorsunuz ki kitap kahramanlarının birer hayvan olduğunu unutuyorsunuz çünkü yaşanan şeyler o kadar gerçek hayattan, o kadar bizden ki… Eğer bu kitaba –benim gibi- bir devrimin hikayesi sanarak başlayacaksanız çok yanılmış olursunuz. Kuralların, otoritenin gücünü temsil ettiği sanırsanız da aynı şekilde. Çünkü Orwell her ikisini de eleştirerek ortaya mükemmel bir zeka ürünü koymuş.

george-orwell-hayvan-ciftligi

Kitabın ana kahramanı olan domuzlar, çiftlik sahiplerinin hayvanları aç bırakmasına, hayvanlara eziyet etmesine ve çok iş yaptırmasına karşı bir ayaklanma başlatıyor. Ayaklanma başarılı oluyor ve hayvanlar çiftlik sahibini kovup çiftliğe kendi düzenlerini getiriyorlar. Tüm insanları kötülüyorlar ve onlarla iletişimi kesiyorlar. Bundan böyle kendileri için çalışıyorlar. Tüm hayvanlar eşit. Çiftliğe yardımlaşma ve paylaşım hakim. İnsanlara karşı verdikleri ilk savaşı kazanıyorlar. Gün geçtikçe de her şey iyiye gidiyor. Ta ki Napolyon adlı domuzun Snowboll adlı kurucu domuzun arkasından türlü oyunlar çevirip onu çiftlikten kaçırana kadar. O günden sonra Napolyon herkesin arkasından iş çevirmeye devam ediyor ve tüm hayvanları bir şekilde kendine inandırmayı başarıyor ve yıllarca saltanatını sürdürmeyi başarıyor. Fakat artık eşitlik, paylaşım, yardımlaşmadan eser yok. Çiftlikteki ürünleri insanlara satıp sadece kendisi ve adamları yemek yiyor, içiyor. Ona itaat etmeyenleri astırıyor. Çiftliğe artık “Tüm hayvanlar eşit ama bazıları daha eşit” sloganı hakim oluyor. Kitabın sonunda insanlarla iyice iletişimi arttıran Napolyon’un anlaşma için onlarla masada ziyafet verirken yüzündeki ifade damga vuruyor. Bu ifade onları gizlice izleyen hayvanlara dehşet veriyor. Çünkü Napolyon’un yüz ifadesiyle insanlarınki arasında artık hiçbir fark yok.

Orwell devrimin güzel sonuçlarından bahsettiği gibi sabote edildiğinde sonucun nerelere varabileceğini bize göstermiş oluyor. Stalin ve yönetimini ise Napolyon adlı domuzla temsil ederek eleştirmesi dikkatlerden kaçacak gibi değil.

 

Bir Cevap Yazın